MEHMETÇİK

Mehmetçik Tarihi kahraman olan bir milletin fertlerini ismen ayırt etmek, kahramanlıklarını sayabilmek ise imkânsızdır. İşte onların hepsini bir tek adla bağrına basmak için Türk milleti, adları ayırt edilemeyen evlatlarının hepsine birden bir sevgi, kendisini savaş alanlarında tanıyan düşmanları ise bir saygı nişanesi olarak “MEHMETÇİK” demiştir. Mehmetçik bütün Türk ordusunun simgesidir. "VAH MEHMETÇİK, VAH"
TSK bünyesinde çıkarılan Silahlı Kuvvetler Dergisi, Mehmetçik"in hikayesini yazdı. Buna göre; Ocak 1912’de Trablusgarp’ta Tobruk Savaşında bir subayın yanında çarpışan Mehmet isimli asker şehit düştü. Onbaşı, subaya dönüp "Kumandan Mehmet şehit düştü" diye bağırdı. Subay da "Vah Mehmetçik, vah" diye karşılık verdi. Subayı duyan diğer askerler şehit düşen askerin ismini Mehmetçik sanıp "Mehmetçik şehit düştü" diye bağrıştı. Arap askerler ise dilleri dönmediğinden, "Muhammedçik, Muhammedçik şehit oldu" diye bağırdı.
Alay yazısı da deftere "ilk şehidimiz Mehmetçik" diye yazdı. O gün şehit düşen, gazi olan ama adı bilinmeyenlerin hepsine Mehmetçik denildi. Mehmetçik şiirimle sizlere saygılar sunuyor dualarınızı bekliyorum.
Mehmetçik
Yedi düvel yankılanır sesinde Kıtaların onurudur Mehmetçik Kutlu yolun şuuru var hissinde Birliğimin sürurudur Mehmetçik
Arşa çıkar ayak sesi geçerken Ona sorar güller gonca açarken Tufan durur ateş söner o varken Vatanımın göz nurudur Mehmetçik
O kahraman efsanedir dillerde Altaylardan Galiçya’ya her yerde Üç kıtaya dağılacak ilerde Kıtaların huzurudur Mehmetçik
Vatanımda hiç batmayan bu güneş Kime baba kime kardeş kime eş Alev alev vatan tüter pür ateş Ordumuzun gururudur Mehmetçik
Nerde zulüm pür gayretle varılır Tez zamanda hesapları görülür Cephe cephe şahadetle dirilir Şehâdetin şehiridir Mehmetçik
Mehmet demek altın çağa niyâzdır İdrâk etmek yaşamaktır vaazdır Kosova’dır Kafkasya’dır Hicazdır İnsanlığın şiârıdır Mehmetçik
Ölümsüzlük azığından beslenir Yiğitliğin zirvesinden seslenir Ölüm nedir ötesinden süslenir Milletimin şuurudur Mehmetçik
Namus benim vatanımdır buyurdu Ak kanıyla sulamıştır bu yurdu Düşmanını sofrasında doyurdu Çanakkale şiiridir Mehmetçik
Hey Malazgirt Sarıkamış Niğbolu En derûni mânalarla dopdolu Billur billur gözyaşları buğulu Sâmimiyet duvarıdır Mehmetçik
O vatanın yavuklusu hastası Asırlardır bağımsızlık bestesi “Ya istiklâl ya ölüm”dür güftesi İstikbâlin şâiridir Mehmetçik
O ölür mü o şühedâ o vatan Ölmez demiş müjdelemiş Yaratan Micingirt der Mehmetçiğim cân cân cân Peygamberler diyârıdır Mehmetçik
Ömer Ekinci Micingirt
|
_______________________________________________
Adım Türkiye
Çanakkale’yim ben, ben Çanakkale
Beşeriyet o gün bende dirildi
Bosna Gazze Şırnak Sinop el ele
Kahpe garbın tefrikası dürüldü
Çanakkale’yim ben, ben Çanakkale
Sarıkamış heyhât ben Sarıkamış
Moskof o gün kefenimle sürüldü
Şehadettir benim için karakış
Şehâmetin lâhdi göğe örüldü
Sarıkamış heyhât ben Sarıkamış
Türkiye’dir adım, adım Türkiye
Kitâbesi Malazgirt’te verildi
Meâli hak söyletirim türküye
Hâk namına müjdelerle kuruldu
Türkiye’dir adım, adım Türkiye
Ömer Ekinci Micingirt
________________________________
Vatanım
Tevhîd\’in al rengi öpüp astığım
Kutsal varlığımdır ayak bastığım
Vatan yoksa ölüm olsun yastığım
Aşkım imandandır aşktır imanım
Müjdeli mübârek kutsal vatanım
Fikirlere kelâm seferlere sur
Dağları rükûda dereleri hür
Toprağı hilâlle âşka tutuşur
Mukaddes lûgatım namusum kanım
Müjdeli mübârek kutsal vatanım
Bağrında yaşamak şehâmet pâye
Senli coğrafyalar hakkı ihyâya
Şuur medeniyet bütün dünyaya
Sinop İskenderun Edirne Van’ım
Müjdeli mübârek kutsal vatanım
Çanakkale hıfzet Malazgirt’i yaz
Barbaros’a Cerbe Yunuslara saz
Öksüz iklimlere haykıran vaaz
Fatih Orhan Osman hem Alparslan’ım
Müjdeli mübârek kutsal vatanım
Büyük yolculuğa çağrıdır vatan
Eşsiz özgürlüğün bağrıdır vatan
Yanık yüreklerde ağrıdır vatan
Ezelim ebedim şöhretim şanım
Müjdeli mübârek kutsal vatanım
Mâzi âşk bezeli vatandan yana
Şehâdet sırmalı yatar yan yana
Sevda ne gösterdik dosta düşmana
Ezânım bayrağım yavuklum canım
Müjdeli mübârek kutsal vatanım
Ömer Ekinci Micingirt
____________________________
Şehit
Ruhları bâkidir alınları pak
Aşkı siperinde ter etti şehit
Kabrini selamlar her doğan şafak
Firdevs diyarları yer etti şehit
Vuslat meltemini ve ışığını
Berzaha uzattı ayışığını
Kaputun mor pembe kırışığını
Toprağa setredip yâr etti şehit
Artık hep gam bana keyif ar olur
Dökülen her damla bahtiyar olur
Yaşanan mevsimler nevbahar olur
Mor dağları ayaz kar etti şehit
Ömer Ekinci Micingirt
_________________________
Şehit AğacıMüjde çağıltısı öper erleri
Terhis ki bucaksız müârek terhis
Mevsim âşkı sağar sarar yerleri
Taşlar şehit koklar dağlar da nergis
Yemen\’den Bosna\’ya Gazze\’den Van\’a
Vatan kokusu var dudaklarında
Şûheda kuşları uçar zamana
Hasret düğümlenir şafaklarında
Ölmezlik şehidin ana vatanı
Bunu hissederler önden bazısı
Zevk-i ruhanidir her gün her ânı
Halkın teberrüğü Hakk’ın rızası
Ağırdır türküsü ve metânet tam
Tabutu üşütür yaşını saklar
Yetimler feryadım nasıl ağlasam
Hirâ gibi dertli esiyor rüzgâr
Ancak ne var ki bu bendeki acı
Âyette iltifat şehitte bahar
Bak yine bâr verdi şehit ağacı
Ağladım çok büyük ıstırabım var
Ömer Ekinci Micingirt
_______________________________________
Şehit Mehmet SelimBu gün Çağlayan’da son yolculuk var
Âlem-i berzaha, ifâde çok zor
Eşsiz saadete esiyor rüzgâr
Çekilin mübârek şehit geliyor
Cennete yolculuk temsil seçilir
Yüce mazhariyet sarmaz herkesi
Sonsuz hissiyatla vecdle geçilir
Sürmeli gözlere aşkın bestesi
Şuhedanın yalnız sıdktır hâlesi
Hem dirlik şuuru verir geriye
Rabbin hoşnutluğu hak meselesi
Şehitler benzerler bala arıya
Hazan vurmuş sanki zaman gün aya
Ah öksüz yavrular içimi yaktı
Bir ömür baş koymuş emri rızaya
Adalet asalet onur bıraktı
Mehmet’tir o Mehmed isminde efkâr
Eyüp Camisine rahmet yağıyor
Sırat-ı müstakim âh be türbedar
Vuslat avlusuna güneş doğuyor
Suretinde mehtap bakın yüzüne
O bugün bir hoştur yok sekâratı
Ölüm ne kelime daldım hüzüne
Tarik-i hakikat onun hayatı
01.04.15 - Şehit Mehmed Selim Kiraz ’a rahmet diliyorum.
Ömer Ekinci Micingirt
______________________________________________
Şehidin Elleri
Bin bir renkte şu şehidin elleri
Hem yiğitler dirilişi görürler
Aşk bürünmüş memleketim yolları
Şehit ölmez bedbaht ruhlar ölürler
Ey Allah’ım mâtem sardı her yanı
Toprağımda hâin biter ne acı
Şehadettir yiğitlerin harmanı
Şehadetsiz beyinlerin ilacı
Yetimlere benim ahım efkârım
Dörtbiryanda yavuklular nağmesi
Dertli dizem ağıt yüklü eşarım
Benim ülkem renk renk şehit bahçesi
Şühedalar dalga dalga dupduru
Gök gürledi selam durdu her yanda
Hele durun bu şehâdet huzuru
Ölümsüzlük şühedadır mizanda
Ömer Ekinci Micingirt
__________________________________________
Birlik
Vahdet benzer yağız ata şahlandır ki tevhid tüte
İfâdeler realite, izahata hazırım ben
Sabît kadem ruh bestesi, mısralarım vicdan sesi
Milli şuur aşk ihlâsı, imbiklerden süzerim ben
İftira zân şöhret paye, ahvâl nedir nedir gâye
Nifâk ekilmez bahçeyi düşündükçe kızarım ben
Aşk sonsuzluk bahsi suçtu, irfânsızlar ezip geçti
Hesap başka ve korkunçtu, zor oyunu bozarım ben
Hava duman ortalık sis, izân ithâl ruhlar hapis
Yığın yığın siyon deyyus, af edersin bizarım ben
Türkü Kürdü solu sağı, kime kurmuş şeytan ağı
Ülkeme hâin tuzağı, kuranları ezerim ben
Riyâ hodgam yalan haram, zalim değil zulme yaram
Yetim malı bir tek gram, yutanlara mezarım ben
Genç ihtiyar hilebazın, din taciri ham yobazın
Söylüyorum bunu yazın, şu bu demem üzerim ben
Esen rüzgâr mor hisleri, bağ bozduran bahisleri
Baş döndüren yeisleri, müşkülleri çözerim ben
Türkistanlı Iraklıyım, Çeçenya’da sarıklıyım
Şeyh Şâmil’e meraklıyım, mârifetli gezerim ben
Gökte kartal yerde hürüm, ben beynimden düşünürüm
Yıpranırım aşınırım, hâin kimdir sezerim ben
İbrahim’i soyum aslen, gâh birinci Kılıçaslan
Malazgirt ben ben Alparslan, gâh cengâver vezirim ben
Kosova Şam Niğbolu’yum, kavgalarla dopdoluyum
Ben Dudayev Köroğlu’yum zor günlere hazırım ben
Ak mâziyi hâykır hiddet, âşk “devlet-i ebed müddet”
Âh şehâdet âh şehâdet, Preveze Hazar’ım ben
Hilâl yıldız nâzlı yârim ,hakkı teşhir karakterim
Ulu divân benim yerim, her devire nazırım ben
Al bayrağım nurdan çelenk, gökyüzüne sâl rengârenk
Korku salar mahşere denk, mazlumlara Hızır’ım ben
Bursa Mekke Açe Hatay, mihrap kemer kubbeyim say
Kalp ve dudak, Hây Allah Hây! Sâmimiyet huzurum ben
Her yanışı kül zannetme, tekâmül bu fâl zannetme
Konuşan hâl dil zannetme, muhâbbetle bezerim ben
Binbir âhenk sesleniş var, hikmet nerde neye yarar
Cedlerimi birer birer, pes etmeden yazarım ben
Emânetim yüce dinim, Mevlâna ben Yunus benim
Ben Barbaros Hayrettin’im, Akdeniz’de yüzerim ben
Evliya’ya erenlere, vuslât eli verenlere
Feth-i Mübin”görenlere, sükût-u hâl nazarım ben
“Edep yâ hû ” de hiçim de, biz’e vardım ben içimde
Ve edebi bir biçimde, beyinlere kazarım ben
Hâl ifâde sükût kelâm, anlatıver kılıç kalem
Milli ruhum ben vesselâm, kem gözleri çizerim ben
Yapayalnız Hüdâ ile ve ürperten nidâ ile
Firdevs yüzlü sâda ile gece gündüz gezerim ben
Kavgam ulu hû hûlarda, ruhum eşsiz duygularda
Hakikat yontar sularda, istiklâl hû yazarım ben
_______________BEN TÜRKİYE______________
Ömer Ekinci Micingirt
_____________________________________________
ŞehidimÖlümsüz diyârın nezih neferi
Mevta firağını yaktı şehidim
Şehâdet aşığı şüheda eri
Berzaha hilâli dikti şehidim
Misk kokar üsteğmen yiğit Çırağım
Seninle bağbanım seninle bağım
Kefensiz Tendürek otağım dağım
Kışlaya gülerek baktı şehidim
Binbaşı Cengiz der içtima yazar
Cihat meleklerle cenneti gezer
Işık dalgaları şahlanır mezar
Küfrün yuvasını yıktı şehidim
Bir eli silahta gözleri Hirâ
Hakiki saadet gark olmuş nura
Kalbi kucakladı koştu huzura
Hakikat müjdesi haktı şehidim
Ömer Ekinci Micingirt
Hikayesi:
Not:22 Haziran 1993 Tendürek dağında 5 şehit ve şehitlerin dördünün üzerine mermilerle parçalanmış pattanye ve Çengiz Çırak (üsteğmen) güneşten kavrulmuş gazete parçası örter binbaşı ve gaztedeki şu iki ayrı ibretli yazı takılır gözüne:İşadamının kızının düğününde 100 MİLYARLIK ŞARAP harcandı,aynı gazetede diğer bir yazı mehmetçiğe ÇELİK YELEK İÇİN 100 MİLYAR gerekliydi bulunamadı... Kaynak: C.Suavi Kan Ve Şarap
________________________________________
Şehit OlunmazŞehit vakar ile vecd ile bakar
Şahit olunmadan şehit olunmaz
Şehidin apayrı şehrâyini var
Rengârenk ses verir meçhul bilinmez
Kimisi uçuşur görünmez kuş gibi
Değişmez geceyi derin uykuya
Kimisi mevzide bir derviş gibi
Sevdanın çığlığı boşa ölünmez
Ses verir arada bir ılık rüzgâr
Hak tutmuş zihinler bilirler ancak
Beni de bekler mi tekrar ne kadar
O kutlu iklimden geri gelinmez
Ömer Ekinci Micingirt
_________________________________________
Şehit Kanla Yıkandı
Vatanımda yolculuk
Şehâdet oluk oluk
Şüheda bu aşk düğün
Yine ağladım bu gün
Şehit koktu bayraklar
Dile gelmiş kalpaklar
Bak şehitler dizilmiş
Kadere bu yazılmış
İtirazım yok hâşâ
Şehit yine bir paşa
Şehit ölmez diridir
Vatan onun yeridir
Kalem sustu ne yazsam
Ya ben şehit olmazsam
Yazamadım tıkandım
Gözyaşımla yıkandım
Dostlar yaram çok derin
Taşımıyor dizlerim
Planlar sinsi sinsi
Hâin bunlar kelp cinsi
Son çırpınış ve gerçek
Hepsi hesap verecek
Efendiler ve itler
Kullananlar elitler
Bunlar korkağın şahı
Kahpeliktir silahı
Benim güzel vatanım
Çakılına kurbanım
Doğacak elbet güneş
Tasa etme be kardeş
Kahramandır bu millet
Aşk hilâl ilelebet
Duygularım tıkandı
Şehit kanla yıkandı
Ölmezlik perde perde
Şehit olsam siperde
Elazığ\’da şehit düşen kahraman Yarbay Alim Yılmaz\’a
- 13.04.2006 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
__________________________________________________________
Mehmed\’e SitemBelki izahâtın zamanı geldi
İçimde ağulu sızı var Mehmet
Neslin hoyratlığı bağrımı deldi
Sırtımda çatırtı izi var Mehmet
Sağ sol safsatadır gülmeyesin ha
Nifâk oyununa gelmeyesin ha
Öze eremeden ölmeyesin ha
Sende sadâkatin közü var Mehmet
Bitimsiz sevdalar kor olur elbet
Mazlumun lokması zor olur elbet
Derin karanlıklar durulur elbet
Islak sokakların va’zı var Mehmet
Kimler aşka gelir kimler uyanır
Teslimi bilenler Hakk’a dayanır
Hikmetle bezenir aşkla boyanır
Seherde secdenin özü var Mehmet
Sokak sokak huzur versin astığın
Kutsal varlığımdır ayak bastığın
İcabında ölüm olsun yastığın
Müjdenin bitmemiş kozu var Mehmet
Büyük düşün fikrin olmasın anlık
Pak ruhlara bayram nefse düşmanlık
Zevk safa hevesler sonu pişmanlık
Nice kavimlerin tozu var Mehmet
“Halk içinde Hak”ı çoklukta yoku
Dünya ve kâinat düşün yaz oku
Samimiyet öğüt mârifet doku
Yunus Mevlana’nın hazzı var Mehmet
Aldırma mahlûklar ürerse ürsün
Diline yobazlık cilası sürsün
Sefil ve beyinsiz türler görürsün
Her kışın mutlak bir yazı var Mehmet
Vicdanın sedası ufkuna merhem
Her an birlik olsun hitabında dem
Hem kime mahsustur gözlerinde nem
Beyaz atlıların gizi var Mehmet
Soysuzlara inat oku der âyet
Ve ruhsuz ateizm gerçek vesayet
Fikri hür mürteci değilsen şayet
Mutlak her yokuşun düzü var Mehmet
Heceler mustarip mısralar atsız
Sosyalist olur mu Adil Esat’sız
Hocalar türedi mukaddesatsız
Tedbir-takdir kader-yazı var Mehmet
Tarih ve yağmalar söze gelemez
Mizansen kahpeler bizi bölemez
Vatanı bilmeyen şehit olamaz
Toprağın şehide sözü var Mehmet
Ömer Ekinci Micingirt
_____________________________
Her sanatkarın çağına, gelecek kuşaklara mutlaka söylediği, söyleyeceği şeyler vardır. Sanatlarının elverdiği imkan ve araçlarla zaman zaman bunu doğrudan ya da dolaylı bir şekilde yaparlar. Aynı durum, şâirler/âşıklar için de geçerlidir. Onlar da yer yer dil ve edebî türlerin sunduğu imkanları kullanarak mesajlarını iletirler genç nesillere, gelecek kuşaklara. Nasihat/öğüt şiirleri (yani öğütlemeler) ya da risaleleri böyle ortaya çıkar. Bu şiirlerde sanatkarın çağına ve çevresine yönelik tespitleri ve çözüm önerileri sıralanır estetik bir biçimde. Bunlardan estetik yönü güçlü olanlar, okuyucunun duygu ve düşünce dünyasında doğal olarak daha fazla karşılık bulurlar. İşte onlardan biri de aşağıda size takdim ettiğim şiir.
Çağımızın ve ülkemizin önemli sorunlarına parmak basan ve muhtelif çözüm önerileri sunan, "Mehmet"in şahsında hepimize, özellikle de gençlere altın öğütler veren nefis bir şiir. İmbikten süzülmüş, iksir-i saadet mesabesinde düsturlar içeren, pırlanta gibi nasihatler sıralayan estetik bir metin.
Şairinin ömrüne bereket, ilhamına kuvvet dilerim.
Prof Dr Şeref Poyraz
iletişim: micingirt@hotmail.com
Yorumlar -
Yorum Yaz